mis.güzel.pak.çok. iyi ki doğdun şşu!

Nereden başlanacağı bilinmeyen yazı, nereye gideceğini bilebilir.

Sokaklardan, sigaralardan, sayısız çaylardan, küçük sözlerden, büyük anlamlardan, seslerden, çığlıklardan, öfkelerden, umutlardan, düşlerden bir yol açılır bazen. Çok olmaz insanın hayatında böylesi. Bir an gelir. Biri gelir. Bir şey olur.

Olana kapılırsanız sokaklar denizlere çıkar, sigaralar gerçeğe içilir, sayısız çaylar türlü anılar biriktirir, küçük sözler büyür, büyük anlamlar yerleşir, öfkeler geçer/değişir, umutlar artar, düşler gerçek olur. Çok olmaz insanın hayatında böylesi. An gelmiştir. O gelmiştir. Bir şey olmuştur.

Ne söylense az, ne yazılsa eksik kalır. O, bizim meydan okuyanımızdır. Kahve köpüğümüz, mor leylağımız, gök gözlümüzdür. Onunla,  aklın kelime seçme eşiği çocukken geçilmiştir. Sahiller, tepeler, yollar, şehirler ve denizler görmüştür yaşananı. Kanıta gerek olmayan bir risktir yolları ortaklaştırmak. ‘Huzur’ gözle görülen, elle tutulan bir şey olsaydı ‘o’ olurdu bence.

Ne söylense eksik, ne yazılsa az kalır. O, bizim yeşil elmamızdır. Süt mavimiz, dalgalı denizimiz, şaşkın martımızdır. Onunla, keyfin rüzgarlı terası gülücüklerle karşılanmıştır. Çadırlar, şiirler, yolculuklar, evler ve sohbetler görmüştür yaşananı. Kanıta gerek olmayan bir risktir yolları ortaklaştırmak. ‘Kıymet’ gözle görülen, elle tutulan bir şey olsaydı  ‘o’ olurdu bence.

Ne söylense az, ne yazılsa eksik kalır. O, bizim kuş sesimizdir. Güneş gölgemiz, kalp kapağımız, bahar çiçeğimizdir. Onunla, dostluğun derin kanalı kulaçlarla defalarca sınanmış ve aşılmıştır. Yapraklar, fincanlar, fallar, kitaplar ve renkler görmüştür yaşananı. Kanıta gerek olmayan bir risktir yolları ortaklaştırmak. ‘Güven’ gözle görülen,elle tutulan bir şey olsaydı ‘o’olurdu bence.

Hayatımın kıymetli tanığısın kadın. Buraların mimarlarındansın. Adı seninle başlayan ‘iyiki’ ler çok! Adı seninle başlayan ‘ne güzel’ler çok! Bundan sonrasının kontratı cebimizde! İyi ki doğdun kadın!